Çocuklar Derin Düsünür Psikoloji Psikiyatri Sözlügü Bebek Deyip de Geçme

M.Murat Döğüşgen

Yazar, Editör, Eleştirmen


"Erdemin tek armağanı yine erdemdir."
EMERSON
Yazı, şiir, tavsiye ... arşivimiz




Misafir yazarlar: Yalçın Lüleci

Postmodernizm, kelime olarak “modernden sonra” anlamına geliyor. Bunun yanında, eklektizm, avantgard yani öncü olma, bireyleşme, cemaatleşme olarak da kullanılmakta. Bu kavram 1960’lı yıllardan itibaren çeşitli çevrelerde dile getirilmeye başlandı. Önce edebiyatta, 1970’li yıllarda mimaride kullanıldı. 1979’da Jean François Lyotard’ın Postmodern Durum adlı kitabından sonra tartışılmaya başlandı.

İkinci Dünya Savaşı'nın yarattığı korkunç yıkım, Batı dünyasının ahlaki değerlerini altüst etmişti. O zamana kadar entelektüel çevrelerde geniş kabul gören modern dünya görüşü ve anlayışı, geçerliliğini kaybetmeye başladı. Yani modernitenin sunacağı “daha iyi ve daha güzel bir dünyaya duyulan özlem ve hayaller” artık sona ermişti. “Toplumsal refah”, “anlamlı bir hayat” vb. kavramlardan geriye bir avuç hayal kırıklığı kalmıştı. Freud ve Marx'ın yöntemleriyle insan ve toplumun kavranabileceği, değiştirilebileceği ve geliştirilebileceğine dair inanç da yavaş yavaş ortadan kalktı. İşte postmodernizm terimi, bir önceki modern dönemden kopuş anlamında, “modernizm”in sonrasını, “ötesini” belirtmektedir. İkinci Dünya Savaşı ertesinde sanat, edebiyat, politika ve bilimsel etik alanındaki inançların ve iyimserliğin kaybolmasını ifade eden bir düşünce biçimi olarak da tanımlanabilir.

Siz de konuk yazarımız olarak yazılarınızı göndermek ve bu sayfalarda yeralmak ister misiniz? İster amatör, ister profesyonel yazarlar olarak, bize email ile ulaşabilir ve yazılarınızı tüm dünya ile paylaşabilirsiniz: info@dogusgen.com


Son Eklenen Misafir Yazarlarımız

Yalçın

PARAPSİKOLOJİ
“Psikoloji ve benzeri disiplinler, geçmişte pozitivizmin etkisiyle parapsikolojik olayları tecrübe etmeyi bir patolojik durum olarak görmekte, hadiseyi zihin fonksiyonlarında meydana gelen bir rahatsızlık olarak saymaktaydı. Ancak bilim, günümüzde bu anlayıştan bir ölçüde sıyrılmış ve bu tür olayların bir vâkıa olarak kabul edilmesi, açıklanamadığı için reddedilmemesi gerektiği kanaati yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Bu kanaate göre parapsikoloji, klasik psikoloji çevresine alınamayan birtakım olayları incelemeli ve psikolojinin ufkunu genişletmelidir.”


DERYA CELEP

BAKIŞ AÇISI
Hemen her gün yeni bir şiddet olayıyla çirkinleşen görüntüler ekranı dolduruyor ve sürekli tekrarlanıyor. Tekrarlandıkça anlamlarından boşalıyor ve sadece duyarsızca dinlenen ve izlenen ses ve görüntü çöpüne dönüşüyor. Bu günlerde Saddam Hüseyin'in idam görüntüleri sürekli tekrarlanıyor ,televizyonu her açtığımızda karşımıza çıkıyor ve biz alışıyoruz kim olursa olsun bir insanın ölümünü çok sıradan bir olaymış gibi izlemeye.Yada insanları psikolojik olarak etkileyip rahatız ediyor bir süre.


MUSTAFA YANAN

KÖTÜLÜK PROBLEMİ VE TEODISE
Kötülük problemi, evrendeki kötülüklerin iyi bir Tanrı ile bağdaşmadığı tezi etrafında dolaşmaktadır. Bu problem David Hume tarafından da 18. y.y.’da savunulmuştur. Epicurus’un “ Tanrı kötülüğü önlemek istiyor da gücü mü yetmiyor? O halde erksizdir. Gücü yetiyor da istemiyor mu? O halde kötücüldür. Hem gücü yetiyor hem canı istiyor mu? O halde kötülük nereden geliyor?” şeklinde formüle ettiği bu problem ateist düşünürler tarafından Tanrı’nın varolmadığını iddia etmede önemli bir delil olarak kullanılmıştır. Ateistlerin bu iddiasına karşı teistler de çözüm arayışı içine girmişler, böylece felsefede teodise problemi ortaya çıkmıştır.


Misafir Yazar Arşivi



ANKET

Çocuk eğitiminde cezanın yeri nedir? 
 

  
   

İLGİNÇ İSTATİSTİKLER

Ülkemizde likör üretimi yüzde 81 arttı. 

SESSİZ SİNEMA

Yordu bütün yıl bizi işler
ve ilişkiler: Buraya ondan geldik.
Korkmuştuk korkularımızdan,
Coşkularımızdan bıkmıştık,
Ne yavaşlıyor ne de hızlanıyordu
Çarklar, kimseye rastlamıyorduk,
Kendimize bile: Buraya ondan
gelmiştik.

ENİS BATUR

SESSİZ SİNEMA adlı şiirimizin tamamını okumak için tıklayınız

eXTReMe Tracker